Ontolojik Argüman Ve Eleştirileri
Ontolojik argüman, tanrının varlığının kanıtlanması amacıyla formüle edilmiş birçok argümandan biridir. Argümanı St. Anselm'in, Proslogion eserinde ortaya attığı kabul edilse de kökenlerinin Antik Yunan, Orta Çağ İslam ve Hristiyan felsefesine dayandığına dair çalışmalar da mevcuttur. Kozmolojik ve Teleolojik argümanlardan ayrıldığı kısım ise, A priori olarak, herhangi bir gözleme dayanmadan Tanrıyı kanıtladığı iddiasında olmasıdır. Argüman ilk bakışta oldukça gülünç ve yanlış gözükse de, yanlışın nerede olduğunun gösterilmesi oldukça zordur. Argüman, St. Anselm, Descartes, Leibniz, Kant, Frege, Plantinga ve Gödel gibi birçok filozof ve matematikçi tarafından tartışılmıştır. Tüm bu tartışmalar ve çağdaş literatürdeki formülasyonlar, bu yazının kapsamını aşacağından St. Anselm'in ontolojik argümanını ve Keşiş Gaunilo'nun, eleştirilerini ele alacağım. 1. St. Anselm: Ontolojik Argüman Ve Kendinden Daha Büyüğü Düşünülemeyen Varlık St. Anselm'e göre tanrı, ''Kendisinden Daha Büyüğü Düşünülemeyen Varlıktır''. Anselm'e göre tüm insanların anlayışında -Tanrının varlığına inanmasalar dahi- bu kavrayış mevcuttur. Bu yönüyle ontolojik argüman, herhangi bir empirik veriye dayanmadan tanrı kavramının tanımından yola çıkar. Böylece tanrı kavramını meydana getiren önermeler, tanrının var olmasını gerektirir. Anselm bu argümanı Proslogion eserindeki şu pasaj ile ortaya koyar: ''Bir aptal [bile] ...kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlık... denildiğinde duyduğunu anlıyor, ve anladığı şey onun anlayışında var oluyor... Ve elbette kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlık yalnızca anlayışta var olamaz. Varsayalım ki, yalnızca anlayışta var oluyor olsun: o halde, gerçekte var olduğu düşünülebilir, çünkü daha büyük olacaktır... Bundan dolayı, eğer kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlık yalnızca anlayışta varsa, o halde kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlık , kendisinden daha büyüğü düşünülebilir varlıktır. Fakat açıkça bu imkansızdır. Bundan dolayı, kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlığın var olduğu ve hem anlayışta hem de gerçeklikte var olduğu şüphe götürmezdir.'' Anselm bu pasajda, zihinde var olan ve gerçekte var olan ''ayrımına gider''. Kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlığın gerçekte var olması, anlayışta var olmasından daha büyük bir niteliktir. Bundan dolayı tanrı hem anlayışta hem de gerçekte vardır. Ayrıca, kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlık; mutlak kudretli, mutlak iyi ve mutlak bilgili olmalıdır. Argüman şu şekilde formüle edilebilir (Kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlığı, KDBDV olarak kısalttım):
1. KDBDV anlaşılırdır. (Öncül)
2. Eğer KDBDV anlaşılır ise, KDBDV anlayışta vardır. (Öncül) 3. Eğer KDBDV sadece anlayışta var ise, gerçekte de var olduğu tahayyül edilebilir. (Öncül) 4. KDBDV gerçekte var ise sadece anlayışta var olmasından daha büyüktür. (Öncül) 5. KDBDV'den daha büyük bir şeyin tahayyül edilmesi imkansızdır. (Öncül) 6. Eğer KDBDV anlayışta var ise, KDBDV sadece anlayışta ya da hem anlayışta hem de gerçekte vardır. (Öncül) 7. Bundan dolayı KDBDV anlayışta vardır. ( 1. ve 2. öncülden) 8. Bundan dolayı KDBDV ya sadece anlayışta vardır, ya da hem anlayışta hem de gerçekte vardır. (6. ve 7. öncülden) 9. Bundan dolayı KDBDV gerçekte var olarak tahayyül edilebilir. (3. ve 7. öncülden) 10. Bundan dolayı, eğer KDBDV sadece anlayışta var ise KDBDV'den daha büyük bir şey tahayyül edilmesi mümkündür. (4. ve 9. öncülden) 11. Bundan dolayı, KDBDV sadece anlayışta var değildir. (5. ve 10.) 12. Bundan dolayı, Tanrı gerçekte vardır. (Goldschmidt, Tyron, Ontological Arguments, CUP, November 2020) 2.1 ''Büyüklük'' Ne Anlama Gelir? Graham Oppy'ye göre Anselm, açık şekilde ''daha büyüğün'' tanımını yapmaz. Yine de Anselm'in büyüklük anlayışını mutlak kudretlilik, mutlak iyilik ve mutlak bilgeliğe sahip olmak ve daha üstün bir varlık mertebesinde olmak olarak anlayabiliriz. Buna bağlı olarak bir varlık(x), daha üstün özelliklere veya daha üstün bir varlık mertebesine sahip olarak büyüklük açısından, bir diğer varlığın(y) önüne geçebilir. (Oppy, Graham, Ontological Arguments, November 2018). Anselm, argümanında mükemmel ve büyüğü düşünülemeyen fakat sadece anlayışta var olan bir varlığın, tanımıyla çelişkili olduğu kanaatindedir. Anselm'e göre reelde var olmak bir nitelik olduğundan dolayı, sadece anlayışta var olan bir varlığın, varlık mertebesi açısından hem anlayışta hem de reelde var olan bir varlığa kıyasla daha düşük olduğunu söyler. Bunun üzerine kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen fakat sadece anlayışta var olan varlık, kendisinden daha büyüğü düşünülebilir bir varlık olur ve bu da açıkça çelişkilidir. 2.2 Dış Dünyada Varlık ve Zihindeki Varlık -Dış dünyada varlık ( örnek olarak, Louvre'da asılı duran Mona Lisa) ve; -Zihinsel dünyada varlık (örnek olarak, Louvre yerine senin aklındaki kucağında bir kedi yatan Mona Lisa fikri - ya da zihinsel görseli veya kavramı-) (Tyron, 2020, 2.5) Dış dünyada varlık ve Zihinsel dünyada varlık, birbirinden ayrı olarak algılanmak zorunda değildir. Gerçekliğin iki farklı parçası olarak düşünülebilirler. Zihindeki varoluş, Anselm'in ''Anlaşılan şey zihindedir'' pasajından çıkarılabilir. (Oppy, 2018) Buradaki anlayış bir ''aptalın'' bile anlayabileceği bir seviyededir. Çünkü ''kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlık'' varlığını reddetse dahi, aptal tarafından anlaşılabilir. İleride de değineceğim üzere, Gaunilo gibi yanlış bir parodi karşı argüman üretmemek için Anselm'in ne söylediğini iyi anlamalıyız. Eğer düşüncede var olan herhangi bir varlık, gerçekte de var ise bu teistik tanrı anlayışına inanma açısından problemli bir durumdur. Çünkü eğer herhangi bir varlık düşüncede var olduğunda gerçekte de var oluyorsa, bu durum dini güvence verme açısından tanrının varlığını temelsiz kılabilir. (Oppy, 2018) Anselm'in ''kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlık'' tanımı boşuna değildir. Bu tanım, zihinde var olduğu düşünülen belirli diğer varlıklar ile Tanrı gibi bir varlığın farkını ortaya koyar. Gaunilo'nun örnek verdiği gibi bir ada parodisi (bkz. 3), Ontolojik Argüman'a pek de uygulanabilir gözükmemektedir. Bir varlık, tanrıdan daha güçlü, daha bilgili veya daha iyi olamaz. Fakat bir ada için böyle bir durum söz konusu değildir. Adanın nitelikleri, maksimize edilebilir olmadığından daha büyüğü düşünülebilirdir. 3. Gaunilo'nun Ada Parodisi ve Ontolojik Argüman Eleştirisi Gaunilo, Anselm'in çağdaşı ve Fransız bir rahiptir. Anselm'in Proslogion eserini okumuş ve oldukça beğenmiş olsa da ontolojik argümana karşı çıkmıştır. Gaunilo, ''Kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen bir ada'' düşünmemizi ister. Bu ada hayal edebileceğimiz her türlü güzelliğe, muazzam meyvelere sahip kudretli ağaçlara, bembeyaz kumlara ve yüzmeye müsait masmavi bir denize sahip olsun. Yani aklımıza gelen, düşünülebilir tüm iyi niteliklere sahip olduğunu tahayyül edelim. Eğer bu adayı, ontolojik argümana bir parodi olarak uyarlarsak, adanın gerçekte de var olması gerektiği sonucuna varırız. Bu ada eğer sadece düşüncede varsa, kendisinden daha büyüğü düşünülebilen bir ada olacağı için mantık olarak gerçekte de var olmalıdır. Gaunilo bu parodi ile, ontolojik argümanın ciddi bir hata içerdiğini göstermeye çalışmıştır. Gaunilo'nun eleştirisi, ontolojik argümana uygulanabilir gözükmemektedir. (Bkz 2.2). Ayrı olarak, bu argüman ontolojik argümandaki hatanın tam olarak nerede olduğunu göstermeye yetmiyor gibi görünüyor. 3.1 Tanrı ''Kendisinden Daha Büyüğü Düşünülemeyen Varlık'', Anlaşılır mıdır? Gaunilo, ayrı olarak Ontolojik Argüman'ın 1. Öncülünü hedef alır (Bkz. 1.) Gaunilo'ya göre ''Tanrı'' anlaşılır değildir. Hiç görmediğimiz veya varlığını inkar ettiğimiz varlıkları ait oldukları tanıdık türler açısından anlayabiliriz. (Tyron, 2020). Fakat iş tanrı kavramını anlamaya geldiğinde, bu dünyaya dayanmadığı için anlaşılmaz kalır. (Tyron, 2020, 2.4) Tanrının tabiatını bilemesek de onu, ''kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen varlık'' olarak anlayabiliriz. Ve bu, ontolojik argümanın tanrıyı kanıtlamak için oluşturmaya çalıştığı temeli anlamak için yeterli gözükmektedir. 4. Sonuç Ontolojik argüman her ne kadar sağduyuya aykırı gözükse de tanrının varlığını gösterme açısından oldukça önemlidir. Her ne kadar bu yazıda ele alamasam da, ontolojik argümana dair çağdaş tartışmalar hala devam etmektedir. Bu bağlamda son sözün söylenmediği bilinmelidir. Argümanı güçlü veya güçsüz bulsanız da, salt akılsal kurulmuş bir argümanın bu kadar infial yarattığını görmek dikkate değerdir. Kaynakça Oppy, Graham (ed.) (2018). The Ontological Argument (Cambridge Classic Philosophical Arguments Series). Cambridge, UK: Cambridge University Press. Oppy, Graham Robert (1995). Ontological arguments and belief in God. Cambridge UK: Cambridge University Press. Goldschmidt, Tyron (2020). Ontological Arguments. Cambridge: Cambridge University Press. Chapman, A. (n.d.). Tanrı’nın Varlığı’na Dair Ontolojik Argüman. Öncül Analitik Felsefe. https://onculanalitikfelsefe.com/tanrinin-varligina-dair-ontolojik-arguman-andrew-chapman/ Feser, E. (n.d.). Anselm’in Ontolojik Argümanı. Öncül Analitik Felsefe. https://onculanalitikfelsefe.com/anselmin-ontolojik-argumani-edward-feser/ Huemer, M. (n.d.). Tanrı Argümanları: Ontolojik Argüman. Kualia Felsefe Dergisi. https://kualiafelsefedergisi.com/2020/09/tanri-argumanlari-ontolojik-arguman-michael-huemer/ Oppy, Graham, "Ontological Arguments", The Stanford Encyclopedia of Philosophy (Winter 2021 Edition), Edward N. Zalta (ed.), URL = <https://plato.stanford.edu/archives/win2021/entries/ontological-arguments/>. Himma, K. E. (n.d.). Anselm: Ontological Argument for God’s Existence. Internet Encyclopedia Of Philosopy. https://iep.utm.edu/anselm-ontological-argument/
Yorumlar
Yorum Gönder